Arşiv Aralık 31, 2019

Hamilelik Sonrası Cinsel İlişkiye Ne Zaman Başlanmalıdır

hamilelik sonrası cinsel ilişki

Hamilelik sonrası cinsel ilişkiye ne zaman başlanır? Evli çiftlerin çokca merak ettikleri sorulardan birisidir. Burada bir tek cevap vardır. 6 haftadan önce cinsel ilişkiye başlanması tavsiye edilmez. Bunun iki nedeni vardır vardır;

  • Doğumun yaşanmasıyla rahimde bir yara oluşur ve 6 haftadan önce iyileşmeyen bir yaradır,öncesinde cinsel ilişki yaşanırsa enfeksiyon kapma riski olabilir.
  • Doğumdan sonra kadınlık hormonu olan östrojende belirgin bir düşme görülmektedir. Bununla birlikte kadınlarda hem vajinal dokuda bir incelme hem de ıslanmada azalma görülür. Bu da ağrılı cinsel ilişkiyi beraberinde getirir.

Bu durumlardan dolayı ilk 6 hafta hamilelik sonrası cinsel ilişkiye girme tavsiye edilmez. Peki hemen 6. haftada cinsel ilişkiye başlanmalı mı? Kesinlikle acele edilmemeli. Kadınlar kendini ne zaman rahat hissederse o zaman cinsel ilişkiye girilmelidir.

İlginizi Çekebilir: Orgazm Sırrı Dudak Şeklinde Gizli

Burada tabi anahtar kelime, cinsel ilişkiye başlamalısınızdır. Bu durum kesinlikle fiziksel beraberlikten uzak durmanız anlamına gelmez. Çünkü özellikle de aileye yeni katılan üye ile beraber, eşler arasında birbirine ilgi azalmakta.

Bu ilerde cinsel ilişkiyi negatif anlamda etkileyebilmektedir. Çiftler arasında devamlı olarak bir cinsel temasın olması yani birbirlerine sarılması, sevmesi, öpmesi, cinsel birlikteli olmasa dahi ilerdeki cinsel beraberliğin kalitesini belirlemesi açısından oldukça önemlidir.

Hamilelik Sonrası Cinsel İlişkiye Hangi Dönemlerde Girilmelidir?

Mutlaka cinsel ilişkiye girmeden önce, doğum kontrol yöntemleri de planlamalı. Unutulmamalıdır ki, sadece emziriyor olmak sizleri hamilelikten korumayacaktır. Spontanlığınızı kesinlikle kaybetmeyin. Cinsel ilişki için planlama yapmaya kalkarsanız, zaten çok kısıtlı olan zamanınızın (evin bakımı ile uğraşmak, işe gidip gelmek, çoğunuzu emzirmek-altını değiştirmek) geriye kalan kısmını da kaçırırsınız. Mutlaka eşinizle temasınızı korumalısınız. Cinsel ilişkiye girdiğinizde mutlaka kayganlaştırıcı kullanmayı alışkanlık haline getirin.

İlginizi Çekebilir: Kadınların Cinsel Uyarılma Noktaları

Çünkü emzirme esnasında salgılanan östrojen hormonları düşük seviyede seyretmektedir. Bu dönemde vajinal kayganlaşma az olacaktır. Vajinal kayganlaşmanın az olması, cinsel ilişkiye girildiğinde ağrıya neden olabilmektedir. Bu da kadınları cinsel ilişkiden soğutabilmektedir. Mutlaka kayganlaştırıcı kullanılmalıdır. En önemlisi de bu konuyu partnerinizle mutlaka konuşulmalıdır.

Hamilelikte Cinsel İlişkinin Dönemsel Değişiklikleri Nelerdir

hamilelikte cinsel ilişki

Hamilelikte cinsel ilişkinizde elbette ki dönemsel değişiklikler olacaktır. Gebelik süresi boyunca tabii ki cinsellikte bir farklılık olmaktadır. Sosyokültürel seviyeden tamamiyle bağımsız olarak zaten çiftlerin yüzde 15’i, hamilelik dönemide cinsel ilişki yaşanabileceğini bilmiyor.

İlginizi Çekebilir: Kadınların Cinsel Uyarılma Noktaları

Bundan dolayı bu çiftler cinsel ilişkiyi çoktan bırakmış olacaklardır. Bunun dışında çiftler hamilelik süresince belli sebeplerle cinsel ilişkilerini %50 oranında da azaltmaktadırlar. Bu sorunların en başında fiziksel şikayetler gelmekte. Anne adaylarının %80’i fiziksel şikayetleri sebebiyle cinsel aktivitelerinden uzak durmaktadırlar.

Bunlardan birisi de anne adayının ağrılarının olabilmesidir. Anne ve baba adayı olan her iki bireyide de bebeğe zarar verebilme korkusu vardır. Kadınları neredeyse % 60’a yakını bu şekilde cinsel ilişkiden uzak durarak, bebeklerini koruma refleksi geliştirirler. Oysa ki bu çok doğru bir davranış değildir. Cinsel ilişkide bebeğe zarar vermek neredeyse imkansızdır.

Son olarak da çeşitli hormonal değişiklikler sebebiyle  gebe olan anne adayında cinsel ilişkiye girme isteğinde bir azalma meydana gelir.  Yüzde 30 oranında kadınlar için cinsel istekte bir azalma olabilmektedir. Dönemsel olarak değerlendirildiğinde gebeliğin ilk dönem, yani ilk 3 ayda zaten annelerde çok ciddi bir vücutsal değişiklik olmaktadır. Bu vücutsal değişiklik durumuda annenin adaptasyon olma süreci gerekiyor. Hamile olan anne adayında bulantılar ve kusmlar oluşuyor, kendini çok daha yorgun hissediyor. Yorgun ve bulantısı olan bir annenin hamilelikte cinsel ilişkiye girmeyi düşünmesi zaten hayal bile edilemez.

Hamilelikte Cinsel İlişki Hangi Dönem Daha Çok Gerçekleşir

Bu durumlara karşı çiftler dilerlerse cinsel aktivite yapabilirler.  Ardından balayı dönemi geliyor. Yani gebeliğin 3. ayı ile 6. aylarıdır. Bu dönemde kadınların genital bölgelerine  giden kanda bir artış olmakta. Genital bölgeleri şişiyor ve uyarılmaları da artmaktadır. 3. ay ve 6. aylarda hamileliğin özellikle cinsel ilişkiye girme hevesinin arttığını ve daha sık cinsel ilişki yaşarlar. Bu dönemde daha sık ve daha mutlu olan bir beraberliğe rastlanır. Son üç aylık dönemde ise artık anne adayının karnı gittikçe büyüyerek belirginleşir ve bu dönemde ağrıları da biraz daha fazla olur.

İlginizi Çekebilir: Rahim Ağzı Kanseri Olan Hamile Kalabilir Mi

Bu döneme gelindiğinde  tekrar cinsel ilişkiye girmenin azaldığı görülmektedir. Yani cinsel aktivite, hamileliğin 1. Ayı ile  9. ayları arasında farklılık gösterir ve bu dönemde olan cinsel birliktelikler de hep aynı olması beklenemez.

Rahim Ağzı Kanseri Olan Hamile Kalabilir Mi

Rahim-Agzi-Kanseri-Olan-Hamile-Kalabilir-Mi

Rahim ağzı kanseri dünya genelinde kadınlarda en çok görülen kanser çeşitlerinden birisidir. Kanserin her çeşidi kesinlikle kötü ve hiç kimse tabii ki yaşamak istemez ancak kimi zaman bazı kadınlarda görülebilmektedir. Bu yazımızda ise rahim ağzı kanseri olan kadınlar hamile kalabilir mi? sorusuna cevap bulacağız. Günümüz şartlarında evlilik yaşı artık  daha da ileriye çekildi yani özellikle okul, kariyer gibi bunlara öncelik veren bayanlar 30 hatta 35 yaşından sonra evlilik düşünmeye başladılar.

İlginizi Çekebilir: Erken Doğum Belirtileri Nelerdir

Bu yaştan sonra da çocuk sahibi olmak istemeleri ise elbette ki doğaldır ama şu da bir gerçek ki rahim ağzı kanserinin görülme yaşı da 35 yaş ve üstüdür. Bu yaşlarda evlenmiş kadınlar rahim ağzı kanseriyle mücadele verip hayatta kalmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda da bebek sahibi olmak istemesi ise son derece doğaldır. Rahim ağzı testi için öncelik olarak her kadının aslında yılda bir smear testi yaptırması gerekmektedir.  Smear testi vajinal muayeneyle kolaylıkla tespit edilebilen bir testtir.

Rahim Ağzı Kanserinin Tedavisi Olur mu?

Artık gelişen tıp ve teknolojiyle rahim ağzı kanseri tedavisinde kadının üreme yetisi korunarak tedavi gerçekleştirilebiliyor. Bu da bebek sahibi olmak isteyen anne adayları için bir umut oluyor. Bu durumda koşul da gerekiyor. Rahim ağzı kanserinin daha fazla ilerlememiş olması ve öncelikli koşul olarak tümörün de küçük çaplı olması gerekmektedir.Kadının yumurtalıklarında bebek sahibi olmak için yumurta rezervinin olması ve anne adayının doğurma kabiliyeti önemli ölçütlerdir.

Rahim alımı olmadan tedavide bebek sahibi olmakta kolaylaşmaktadır.Aslında anne adayının hamile olabilmesi için etkili bir yumurta rezervine sahip olmak gerekir. Rahim ağzı kanseri yumurtalıklar ile alakası olmayan bir durumdur. Rahim ağzı kanserinde de rahim alınmadan tedavinin mümkün olabileceğini tıp alanında kanıtlanarak onaylanmıştır.

Bir diğer önemli konu dai sık doğum yapan ve emzirme sıklığı fazla olan kadınlarda bu tür kanserlere yakalanma oranı çok düşük olduğu bildirilmiştir. İlerlemiş bir rahim ağzı kanseri vakasında rahimin alınabileceği gibi erken teşhisle beraber rahim alınmadan tedavi uygulanmaktadır. Tedavi sonrasında rahimin yerinde kalması durumunda ve yumurtalık rezervinin olduğu durumlarda kadının gebe olma şansı devam etmektedir. Bu da tabii ki erken teşhisle tedavi edilen hastalar için geçerli olmaktadır. İlerleyen bir rahim ağzı kanserinde elbette ki öncelik kadının doğurganlığının devam etmesini sağlamak değil önemli olan kadının sağlığı ve yaşamasıdır.

İlginizi Çekebilir: Doğum Kontrol Hapları Nasıl Kullanılması Gerekir?

Kanserin tedavisi gerçekleşmiş bir kadının gebe kalması durumunda diğer normal gebelikler gibi kontrolleri sağlanmaktadır. Ancak rahim ağzı alınmış bir kadının hamileliği oluşmuşsa düşük yapma ya da erken doğum riskiyle karşılaşması gibi durumlar söz konusudur. Gebelik sırasında rahim ağzına atılan dikişler ve düşük önleyici ilaçlarla tedavi yapılabilmektedir. Eğer bir kadın hamile kaldıktan sonra rahim ağzı kanserine yakalanırsa ve bebeğin doğumuna çok az kalmışsa doğum beklenir. Eğer hamileliğin başında yakalanmışsa hastanın sağlığı için gebeliğe kürtaj yoluyla son verilmesi gerekir. Bazı durumlarda da hem gebelik devam eder hem de bu aşamada tedavi gerçekleştirilir.

Ketojenik Diyet Nedir

ketojenik-diyet

Ketojenik diyet, protein  ve karbonhidratların çokca kısıtlı olduğu ve diyet içeriğinin büyük bir kısmının yağlardan oluştuğu diyetler olarak adlandırılır. Normal bir sağlıklı beslenme planından kaçınılan pek çok besin çeşidi, bu diyetlerde temel enerji kaynağı olarak tercih edilmekte.

İlginizi Çekebilir: Diyet Nedir?

Maksimum yağ içeriği, minimum karbonhidrat ve protein içeriği nedeni ile bu diyetlerin uygulanması çok zor olup uzun zaman devam edilmesi hem zorlayıcı hem de sağlık açısından riskli olmaktadır. Özellikle de karbonhidratlar konusunda oldukça katı davranan bu beslenme tarzında tahıllar, ekmek, undan üretilen her türlü besin çeşidi ve şeker gibi karbonhidrat kaynakları katı yasaklar arasında bulunuyor.

Ketojenik Diyet Hangi Durumlarda Uygulanır

Bu diyetin büyük bir kısmı yağ kaynakları olan mayonez, krema, kaymak  vb. besinlerden meydana gelir. Epilepsi hastalarında sara nöbetlerinin azaltılması için etkili olmasından dolayı bu hastalarda nöbetlerin yoğunlaştığı dönemlerde ketojenik diyet uygulaması yapılabilir. Bunlara ek olarak ketojenik diyetler bazı metabolizma hastalıkları, Parkinson, beyin ve sinir sistemi hastalıkları, otizm, bazı ruhsal ve mitokondriyal hastalıklarda tedavi sürecine destek olması için uygulanmaktadır.

Ketojenik diyet son yıllarda popülerleşen beslenme şekillerinden bir tanesidir.  Daha önceleri sadece bazı hastalıkların tedavisini destekleme sebebiyle uygulanırken şimdi ise zayıflamak için uygulanmaya başladı. Temel anlamda diyet ile alınan enerjinin besin ögelerine dağılımı diğer diyet türlerine göre oldukça farklı olan ketojenik diyetlerde, karbonhidrat içeriği daha az, protein içeriği orta ve yağ içeriği ise oldukça yüksektir.

Bu durumda genel olarak tüm diyetlerde bulunan yasaklardan oluşan bir beslenme programı olan ketojenik diyetler, bunda dolayı da popülerliğini gittikçe arttırmaktadır. Bir çok araştırmaya konu olmuş ve halende araştırılması sürdürülen ketojenik beslenmenin bazı hastalıkların semptomlarının azaltılmasında kanıtlanmış etkileri yer alıyor.

İlginizi Çekebilir: E-Nabız Nedir? E-Nabız Kaydı Nasıl Yapılır?

Bunlara ek olarak zayıflama diyeti için de tercih edilebilen bu beslenme tarzının vücut üzerinde bazı zararlarının olduğu bilinmekte olup sürdürülebilirliği yüksek olmayan, uzun zaman devam edilmeyecek bir beslenme çeşididir. Uygulaması oldukça zor ve vücutta neden olacağı zararlar nedeni ile bu diyeti uygulayan kişilerin sürekli olarak tıbbi takipler altında olmaları gerekmektedir.

 

Sezaryenle Doğumdan Sonra Cinsel İlişkiye Girmek

Sezaryenle Doğumdan Sonra Cinsel İlişkiye Girmek

Sezaryenle doğumdan sonra veya vajinal doğumdan 40 gün kadar sonrası lohusalık dönemi olarak isimlendirilir. Lohusalık gebelik süresince ve doğumda vücuttaki organların değişmesi nedeniyle organların tekrar eski haline gelme dönemidir.

İlginizi Çekebilir: Orgazm Sırrı Dudak Şeklinde Gizli

Büyüyen rahim tekrar küçülür. Vajinal doğum sonrası ve sezaryen sonrası cinsel ilişkiye girmek için 40 günlük süre ara verme zamanıdır. Bedenin dinlenerek iyileşmesi gerekir.

Sezaryenle Doğumdan Sonra Cinsel İlişkiye Ne Zaman Girilir?

Gebelik süresince kilo alan kadınlar bu konuda psikolojik olarak kendilerini hazır hissedemeyebilirler. Doğumdan sonra görülen kanamalar bitmeden sezeryann sonrası cinsel ilişkiye girmek uygun görülmemektedir. Doğum süresinde hassaslaşan döl yatağı normalde bebeği mikroplardan koruma görevi yaparken lohusalık döneminde işlevini tam anlamıyla yerine getiremediğinden dolayı cinsel ilişkide farklı enfeksiyonlara da sebep olmaktadır. Anneler üzerinde salgılanan hormonlar süt bezlerinin çalışması vajinal kuruluğa sebep olup cinsel isteksizliğe sebep olmaktadır. Bu konu hakkında bilgi sahibi olmayan babaların bebek doğduktan sonra her şey bitti düşüncesini kafadan silmeleri gerekir. Hassas bir duruma giren anne kendini ne zaman hazır hissederse o zaman gerçekleşmesi daha uygun görülmektedir. Eşlerin bu konuda eşlerine destek olmaları anneler için çok önemli bir faktör olacaktır.

Doğumdan Sonra Cinsel İlişkilerde Ağrı ve Acı Olur mu?

Sezaryenle doğum ve vajinal doğumdan sonrası cinsel ilişkide ağrı ve acı durumları normal zamanlara göre biraz daha fazla görülmektedir. Bu ağrı vajinal doğum yapan annelerde daha çok görülmektedir. Bundan dolayı kadınlar yaşanan bu ağrılardan şikayetçilerdir.

İlginizi Çekebilir: Kadınların Cinsel Uyarılma Noktaları

Vajinal kuruluğa sebep olduğundan farklı ilaçlar ve kayganlaştırıcılar yardımı ile sezaryen sonrası cinsel ilişkiye hazır olabilirler.

Kaç Haftalık Gebeyim

kaç haftalık gebeyim

Kaç haftalık gebe olduğunuzu biliyor olmanız bebeğin doğuma kadar olan süreçteki kontrolü ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelebilmesi oldukça önemlidir.Kaç haftalık gebeyim diye merak ediyor ve nasıl hesaplayacağınızı bilmiyorsanız gelin hep birlikte inceleyelim.

İlginizi Çekebilir: Hamilelik Belirtisi Olmadan Hamile Olunur mu

Hamile kaldığınızı öğrendikten sonra bebeğin kaç haftalık olduğunu da öğrenmek gerekir. Böylece haftaları doğru bir şekilde hesaplayabilir ve normal şartlara göre ne zaman doğum yapacağınızı öğrenebilirsiniz. Bebeğin boy ve kilo gibi olgularını takip etmek için doktorunuzun da kaç haftalık hamile olduğunuzu öğrenmesi önemli olacaktır.

Gebeliğin kaç haftalık olduğunun belirlenemediği durumlarda ise gebelik ilerlediğinde meydana gelebilecek risklerin erkenden tanısı da belirlenememektedir. Bu gibi sıkıntılar bebeğin erken doğumuna, suyun gelmesine, doğumun gününün geçmesine, bebeğin gelişiminin geride olmasına sebep olabilmektedir. Gebelikte bir sıkıntı yaşandığı durumda hamileliğin devamı ya da sonlandırılması gibi konularda da bebeğin kaç haftalık olduğunun bilinmesinde fayda vardır. Bunun dışında bebeğin gelişimi de haftalara göre takip edilmesi gerekmektedir  ve normal doğum ya da  sezaryenle yapılacak doğumların tarihi de kaç haftalık gebeyim sorunuza cevap niteliğinde olacaktır.

Kaç Haftalık Gebeyim Sorunuza Cevap Veren Yöntemler

Hamileliğin haftasını belirlemek için birçok farklı yöntem kullanılmaktadır. Ultrasonda bebeğin gelişimine ve kafa çapına bakılarak kaç haftalık olduğu hesaplanabilir. Ancak bu yöntemde bebek ne kadar küçük ise o kadar iyi sonuç alınabilmektedir. Son adet tarihinin ilk gününden itibaren sayılarak da gebelik haftası bulunabilmektedir. Bu şekilde genel olarak doğru sonuç bulunuyor olsa da bazen yanlış hesaplamalara yapılabilmektedir.

İlginizi Çekebilir: Doğum Yaklaşıyor

Yumurtlama tarihi yöntemi de yumurtlama tedavisi olan kadınlarda yapılmaktadır. Yumurtlama dönemine iki hafta eklenip gebelik haftası tespit edilebilmektedir. Tüp bebek tedavisi gören kadınlarda zaten embriyonun anne karnına yerleştirildiği gün kesin olarak bilinmektedir.

Hamilelik Ağrıları: Hamilelikte Karın ve Kasık Ağrısı

hamilelik ağrıları

Hamilelik ağrıları bir çok anne adayının başlıca nedenlerinden birisidir. Gebelik dönemindeki kasık ve karın ağrıları neden olur gelin hep birlikte inceleyelim.

İlginizi Çekebilir: Hamilelik Belirtisi Olmadan Hamile Olunur mu

Gebe olan anne adaylarında hamilelik ilerledikçe bel bölgesi, karın bölgesi ve kasıklarda ağrılar meydana gelmektedir. Bu ağrıların bazıları önemsiz olurken bazılarında  mutlaka doktora gidilmesi gerekir. Eğer ağrıyla birlikte akıntı, kanama ya da parça düşmesi var ise düşük tehlikesi yaşanabilmektedir. Hamileliğin başladığı ilk aylarda adet görme döneminin geçmesinden dolayı ağrılar ortaya çıkmaktadır. Gebeliğin ilerlediği 3. ay ile 4. ay ve sonrasında karın ve kasık bölgelerinde dayanılmaz ağrılar hissedilebilmektedir. Ani hareketler ile bu ağrının şiddeti daha da artabilir.

Bu ağrılar genelde rahmin büyümesi ve genişlemesinden kaynaklanır. Ağrıların yanı sıra aşırı ateş, kusma, bulantı, idrar yaparken yanma ve baş ağrısı var ise idrar yolları enfeksiyonu olabilmektedir. Bunların dışında kabızlık,  şişkinlik, yumurtalıklarda oluşan kis de bu ağrıları tetikleyebilir. Ağrınız karaciğer bölgesinde ise ve bu ağrılara; kusma, bulanık görme, baş ağrısı gibi belirtiler eşlik ediyorsa tansiyonunuz yükselmiş olabilir.

Hamilelik Ağrılarına Neden Olan Durumlar

Bu ağrılara neden olan belirtilen durumları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz; erken doğum, preeklempsi, plensantanın erken ayrılması, round ligament ağrısı, bebeğin ağırlığına bağlı baskı, eklemlerde gevşeme, düşük, dış gebelik, kabızlık, idrar yolları enfeksiyonu, yerleşme ağrısı, yumurtalık kistleri, braxson hicks kasılmaları, apandist, böbrek taşı, myom, rahim yırtılması ve yumurtalık burkulması.

İlginizi Çekebilir: Göğüslerim Çok Ağrıyor Hamile Olma İhtimalim Var mı

Ağrıları azaltmak için ılık bir duş yapabilir, hamilelik masajları uygulayabilir, topuğu olmayan ayakkabı giyinebilir, düzenli egzersizler yapabilirsiniz. Doktorunuza başvurmanız gereken durumlar ise; ateş veya titreme, kanama, baş dönmesi, yürümeyi engelleyen bir kasık ağrısı, sulu yeşilimsi kanlı akıntı, yüz, eller ve ayaklarda şişme, 2 saat içinde 4’ten fazla kasılma olması gibi durumlardır.

Bebeklerde Gaz Sancısına Ne İyi Gelir?

bebeklerde-gaz

Bebeklerde gaz sancıları bebeklerin genel sorunu arasındadır. Bebeklerde yaşanan gaz sancısı için birçok çözüm vardır ancak bu duruma bitkisel çözümlerle son verebilirsiniz.

Öncelikle belirtelim ki bebeklerde gaz sorununun oluşmasının sebebi sindirim sistemi düzensizliği ya da aşırı beslenmedir. Bebek biberon ya da anne sütü emerken havayı da bunlarla beraber emer ve bunun sonucunda gaz rahatsızlığı oluşur. Ayrıca emzikli annelerin tükettiği bazı gıdalar da bebeklerde gaz spununa sebep olabilir. Bu gıdalar arasında süt ürünleri, baharat, turşu, soya ve yer fıstığı gibi gıdalar vardır.

Bebeklerin mide ağrısı, uykusuzluk ve şişkinlik gibi durumlardan acı çekmesinin sebebi de yine gazdır. Gaz kabarcıklarının bağırsakta sıkışması sonucunda bebeğin karın bölgesinde kramp ve rahatsızlık oluşur.

İlginizi Çekebilir: Doğumdan Sonra Kolay Kilo Verme Yöntemleri

Bebeklerde Gaz Sancısı Nasıl Geçer?

  • Bebeğinize egzersiz yaptırın
  • Bebeğinizin karnını doyurun ve 15-20 dakika sonra bacaklarını bisiklet pedalı çevirircesine yavaşça hareket ettirin.Bu şekilde mide üzerindeki basık artacak ve bebeğinizin gazı çıkmış olacak.
  • Bebeğinizin karnına hafifçe masaj yapın.
  • Her yemeğin ardından bebeğinizin gazını çıkarın.
  • Bebeğinizi omzunuza yatırın ve sırtını yavaşça sıvazlayın. Bu uygulama bebeğinizin geğirerek sütünü daha iyi sindirmesini sağlar.Yemekle yutulan gaz acıkacak ve bebeğiniz rahatlayacaktır.
  • Bu uygulama bebeğinizin geğirmesini ve sütünü daha iyi sindirmesini sağlayacaktır. Yemekle yutulan gaz çıkacak ve bebek rahatlayacaktır.
İlginizi Çekebilir:Erken Doğum Belirtileri Nelerdir
Hardal Yağı

Bebeğinizi karın kaslarına hardal yağı ile masaj yapmak bebeğin sindirim sistemini uyarır ve bebeğinizin şişkinliğini alır. Orta sıcaklıktaki hardal yağı ile bebeğinizin göbek bölgesine masaj yaparak şişkinliği azaltabilirsiniz.

Anason

Anason şişkinliğe ve gaza karşı oldukça etkilidir. 1 litre suya 1 tatlı kaşığı anason tohumu karıştırarak suyun yarısı buharlaşana kadar kaynatın. Ardından soğumaya bırakın ve günde 2 veya 3 kez çok az bir miktar bebeğinize içirin. Ancak doktorunuza danışmadan bu yönteme başvurmamanızı öneririz.

Şeytantersi Tozu

Şeytantersi tozunun harika bir gaz giderici etkisi vardır. Bir tutam şeytan tersi tozu ile 2 yemek kaşığı orta sıcaklıktaki suyu karıştırın. Bebeğinizin karın bölgesine masaj yapın.

Hamilelik Belirtisi Olmadan Hamile Olunur mu

hamilelik

Hamilelik belirtileri olmadan Hamile Olunur mu? Bu önemli sorulardan birine daha geniş çaplı olarak inceleyelim. Evet tüm kadınlar hamile kalmak istediğinde hamilelik belirtisi ararlar. Peki ya hamilelik belirtileri herkeste aynı olmuyor ise ne yapmalı? İllaki bu belirtiler yaşanmalı mı? Hamilelik belirtileri olmadan hamile olan var mıdır? Merak edilenlerin hepsi hem tecrübeli hem de araştırmalarımız sonucu ile birlikte sizlerle en doğru şekilde aktaracağız.

İlginizi Çekebilir: Hamilelik Belirtileri Nelerdir

Elbette ki hep dediğimiz gibi hamileliğin ilk belirtisi adet gecikmesidir. Ama kadınlar bazen adet günleri gelmeden erken hamilelik belirtileri ararlar kendinde ya da bu belirtileri psikolojik olarak bile hissettiklerini söylerler. Belki de gerçekten psikolojiktir ama bazen ise hamileliğin başladığı zamanlarda da nadiren gebelik belirtilerinden bazıları görülmektedir. Ama bu demek değildir ki her hamile olan kadında illa ki belirtiler olacak. Tabii ki belirtiler yaşanılmadan da hamile olanlar vardır. Yani dediğimiz gibi ilk belirti adet gününüzün gecikmesidir ama bazen ise kanama görüp hamile olduğunu düşünen kadınlar vardır.

Gebelik Belirtileri Olmadan Hamilelik Nasıl Oluşur

Erken hamilelik belirtileri her kadında olmayabilir kimi hamile olan kadın da bütün belirtileri doğuma kadar yaşayabilmektedir. Bu durum kişiden kişiye değişebilir. Ama şunu da biliyoruz ki bazı kadınlarda özellikle düzensiz adet gören pko hastalığı nedeniyle hamile kaldığını 2 ay sonrasında anlayabiliyorlar. Bazı kadınlar süre adet görmediğinden dolayı gebe kaldığından haberdar olmayabiliyor. Hanımlar demek istediğimiz ilk hamilelik belirtilerini yaşamadan bir hamilelik sürecini tamamlayabilirsiniz de. Özellikle İlk 3 ay belirtilerde mide bulantısı sıkça olmaktadır. Buna eşlik eden sabah kusmaları baş dönmeleri kasık ağrıları gibi belirtiler de görülmektedir. Şunu da belirtmeliyiz ki gebelik belirtileri bu saydıklarımız yani genelde adet gecikmesinden 2. İle 3. hafta sonrasında başlayabilir.

Bebek sahibi olmak isteyenlerde bazı insanlarda ümitsizlik hissini geliştirebiliyor. Ama burada yapmanız gereken asıl sorunun ne olduğunu takip etmek ve buna uygun tedavi yöntemlerini izlemek gerekir. Tabii bu evli çiftlerde korunmasız ilişkiden 2 seneye kadar normal sayılır sonrasında ise gebelik olmuyor ise sorunun araştırılması gerekir.

İlk olarak özellikle hormonların vücutta aniden yükselmeye bağlı olarak alışmadığınız bir durumu yaşadığınız için yorgunluk uyku hali baş ağrısı gibi değişik durumlar yaşanabilmektedir. Eğer hamilelik düşünüyor ve korunmuyor ise mutlaka kullanacağınız ilaçlara dikkat edin. Sakın bir baş ağrısından ne olur diye düşünmeyin. Özellikle gebe kalmak isteyenler için adet kanaması öncesi veya adet zamanında gelen bir kanama hayalleriniz alt üst edebilir ama bu kanama bazen bir yerleşme kanaması da olabilir unutmayın. Tabii ki adet kanamasından farksızdır neden mi? Miktarı daha az, adet zamanından daha kısa olan ve rengi de daha açık pembe gibi olabilmektedir. Size tavsiyemiz evde idrar testi yaparsanız adet gecikmesini bekleyerek birkaç gün geçmesini beklemelisiniz.

İlginizi Çekebilir: Göğüslerim Çok Ağrıyor Hamile Olma İhtimalim Var mı

Çünkü beta hcg hormonu olan hamilelik hormonu kandan hemen sonra idrara geçecektir dolayısıyla piyasadaki basit testler de idrarınızdaki hcg hormonunu ölçerken daha zayıf kalacaktır. Ayrıca piyasada adet gününüze daha 6 gün varken yüzde 76 doğruluk oranıyla ölçüm yapan erken gebelik testleri vardır. Bu testler sizin için belki biraz daha net olacaktır. Adetinize 5 gün kalaysa yüzde 96 şansınız olduğu da kanıtlanmış bir durumdur.

Göğüslerim Çok Ağrıyor Hamile Olma İhtimalim Var mı

gögüs-ağrıları-hamilelik-belirtisi-olabilir-mi

Göğüslerim çok ağrıyor acaba hamile miyim? Bu soruyu kim bilir ne kadar çok sordunuz kendinize. Özellikle de bebek isteyenler hamileliğe dair çok fazla belirti ararlar. Test yapmak belki bir hayal kırıklığı olabilir bizler için fakat bu tarz belirtiler belki bir umut bir ışık olma ihtimaline karşı hep bir belirti ararız kendimizde.

İlginizi Çekebilir: Regl Düzensizliği Neden Olur Tedavisi Mümkün Mü?

Küçücük bir değişimde yaşanan belirtilerde acaba hamile miyim diye sorarız kendimize. Şimdi hep birlikte hamilelik belirtilerinden dolayı göğüslerde oluşan hassasiyet ve ağrı konusuna değinelim.

Aslında genel olarak ilk bilinen hamilelik belirtisi adet gecikmesidir ama bazen onun öncesinde de hamileliğe dair bazı belirtiler sürekli aranır. Örneğin göğüslerin hassasiyeti ve ağrı hissetmek veya kasık bölgelerinde batma, baş dönmesi, mide bulantısı gibi pek çok belirtiler aranabilir. Söylediğimiz gibi bu belirtilerin en başında adet gecikmesi gelir.

Göğüslerim Çok Ağrıyor Hamilelik Belirtileri Olabilir mi

Bazı kadınlarda da yerleşme kanaması denilen embriyonun rahme yerleşmesi esnasında gerçekleşen leke şeklinde kanama belirtisi olabilmektedir. Göğüslerde hassasiyet duyma veya dokunulduğunda acı duyma gibi belirtiler elbette ki hamilelik belirtileridir fakat bunun adet kanamasından önce oluşması sadece gebelik belirtisi olduğunu göstermez. Bu belirti bazen adet kanaması belirtisi de olabilmektedir. Bazen de zaten bu hamilelik ve adet zamanı belirtileri birbirleriyle karıştırılmaktadır. Adet gecikmesi olan bir kadın hamilelik belirtilerini sonraki haftalarda yaşayacaktır.

Adet gününüzden daha önce belirti görmek veya hissetmek pek mümkün değildir. Adet gününüzden önce bu tarz belirtileri hissetmeniz yanıltıcı olabilmektedir. Hamileliğin 4. haftası ve 5. haftası genelde belirtiler yaşanmaya başlayabilir. Bu durum adet gününüze denk gelen hafta olarak kabul edilmektedir.

İlginizi Çekebilir: Hamilelik Belirtileri Nelerdir

Eğer hamileyseniz adet gününüz geldiğinde siz 4 haftalık hamile oluyorsunuz. Tabii adet gününüzden bu durumu anlamakta pek mümkün olmamaktadır. Peki regl gününüzde nasıl 4 haftalık hamile oluyorsunuz? Hamilelik haftası daha iyi takip edilmesinden dolayı ultrason cihazlarının da bu şekilde inceleme yapması ile SAT yani en son gördüğünüz adetinizin ilk günü olarak kabul edilmektedir. Yani hamileliğiniz resmen başlamış durumdadır.