Ramazan’da Emziren Anneler ve Hamileler Nasıl Beslenmeli

emziren anneler

Ramazan’da oruç ibadetini yerine getirmek isteyen emziren anneler ile hamilelerin, COVID-19 yeni tip koronavirüs salgınını da göz önüne alındığında, beslenmelerine her zamankinden daha çok dikkat etmeleri büyük önem taşımaktadır. Peki hamileler ve emziren anneler Ramazan ayında nasıl beslenmeli? Nelere dikkat etmelidi? Daha fazlasını oku

Ramazan Ayında Sizi Tok Tutacak Besinler

tok tutan yiyecekler

Ramazan ayında iştahı dengelemek, iftar sonralarında tatlı isteklerini azaltmak için süper besinler yararlanmak isteyenlere şifa dağıtıyor. İşte Ramazan ayında alışveriş listenize mutlaka eklemeniz gereken 7 besin…

Ramazan Ayında Tok Tutacak 7 Besin Kaynağı

Tarçın

Tarçın üzerine yapılan onlarca belki yüzlerce sayısız çalışmanın sonuçları bir tutam tarçının dahi yemek sonrası insülin tırmanışlarını engelleyerek açlığa son verdiğini kanıtlamıştır. Ramazan ayında kan şekerinin dengelenmesinin yanı sıra kolesterol ve trigliserid seviyelerinin düşürülmesi isteniyor ise düzeli olarak her gün dolu dolu bir çay kaşığı kadar tarçın tüketilebilir. Sahurda içeceğiniz 1 su bardağı yarım yağlı süte 1 çay kaşığı tarçın ile bir sonraki gün daha rahat oruç tutmanızı sağlayacaktır.

YUMURTA

Bilinen iki çeşit örnek proteinden birinin yumurta diğerinin anne sütü olduğunu biliyor muydunuz?

Anne sütünden sonra en kaliteli protein olarak bilinen uzun süreli tokluk hissi uyandıran ramazanda sahur sofralarında yumurtanın yer alması gerekli kılıyor. Kahvaltıda yumurta tüketilen günlerde gün içinde iştah seviyesi en az seviyede seyreder. Yapılan çalışmalarda da kahvaltıda yumurta tüken kişilerin o günkü kalori alımları daha az olduğu görülmüştür. Yumurta kan şekeri kontrolü de ayarlayıp yemek yeme isteğini düşürmektedir.

tok tutanlar

KEFİR

Sindirimi ve hazmı kolay olan besleyici bir içecek türüdür. Tıpkı yoğurtta olduğu gibi sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı olmak için fermente edilmiş bir süt ürünüdür. Yoğurttan daha yoğun olan probiyotik içeriğiyle bağırsaktaki iyi huylu bakterilerin artmasına yardımcı olmaktadır, kötü huylu bakterilerin oluşmasını engeller. Laktoz intoleransı olan, mide sorunları olan kişiler tarafından da rahatlıkla tüketilebildiği içinde oldukça kıymetlidir.

İçeriğinde vitaminler, zengin minerallerle dolu kefir sıcak yaz günlerinde sıvı alımını yükseltmek için kullanılabilecek serinletici bir içecek türüdür. Kefir; Hazmı kolaylaştırır, mide bağırsak florasını dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir, kansere karşı koruyucudur, kabızlığı önler, yüksek tansiyon ve kolesterol düşürülmesinde etkili olmaktadır.

KURU FASULYE

Bir beslenme kılavuzu olan My Pyramid 2005 yılında haftada 3 su bardağı fasulye tüketilmesi önerildiğini duymuş muydunuz?

Günümüzden yaklaşık 7000 yıl kadar önce çeşitli medeniyetler tarafından yetiştirildiğini bildiğimiz fasulye ramazan ayında kilo kontrolü esnasında en büyük yardımcılarımızdan biri olmaktadır. Yapılan araştırmalarda baklagil tüketen kişilerin kan şekeri kontrolünün daha iyi olduğu ve baklagil ailesinin mükemmel bir tokluk hissi sağladığı tespit edilmiştir. 1999 ile 2002 yılları arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Sınama Araştırmasındaki uzmanlar, fasulye yiyen kişilerin yemiyenlere göre daha iyi kilo kontrolü sağladıkları görülmüştür. Ramazan ayında fasulye tüketiminizi ana yemeğin yanında bol yeşillikli bir piyaz olarak ya da fasulyeyi ana yemek olarak pişirerek yiyebilirsiniz.

tok tutan besinler

ESMER BUĞDAY

15’inci yüzyılda Avrupa’ya gelen esmer buğday Japonya başta olmak üzere Fransa, Kanada, Rusya ve Türkiye de yetiştirilmeye devam etmektedir. B vitamini, Magnezyum, ve manganezin sengin bir kaynağıdır. Kaynaklardaki bilgilerin arasında fasulyenin bu zengin içeriği sayesinde Çin ordusu tarafından güçlerinin artması için tüketildiği de bulunmaktadır.

Yapılan bilimsel araştırmalarda esmer buğday yiyen deneklerin beden yağ yüzdelerinin azaldığı, sağlıklı yağ oranlarına doğru yol aldıkları görülmüştür. Fenolik asit, Selenyum, E vitamini ve kolesterol düzeylerini azaltan flavonoidlerce zengin olan esmer buğday ramazan ayında ekmeklere, salatalara eklenerek hem iştah kontrolünün sağlanması hem de kolesterol seviyelerinin azalması için kullanılabilir.

ÇÖREK OTU

Her derde deva olduğu belirtilen çörek otu birçok faydasının yanında doygunluk hissi sağlaması ile de ramazanda tüketilmesini önerdiğimiz bir baharat türüdür. Sahurda öğütülerek ya da tam haliyle salatalara ve yoğurda eklenecek çörekotu doygunluk hissi dışında zinde kalmamızı da sağlar. İçeriğindeki sağlıklı yağlar tokluk hissi uyandırmaktadır. Nane, dereotu, maydanoz, fesleğen gibi yeşilliklerle hazırlayacağımız bir sahur kahvaltısına serpeceğiniz çörekotu kilo kontrolümüzü sağlarken, aynı zamanda da mide ve bağırsak sisteminin de desteklenmesinde yardımcı olacaktır.

YEŞİL ÇAY

Çay yaprakları hasat edildikten hemen sonra kurutulan yapraklardan meydana gelmektedir. Eski tıbbi yazıtlarda çayın uyarıcı özelliğinin olduğu, yorgunluğu giderme de ve beyin fonksiyonlarını uyarmada olumlu etkilere sahip olduğu yazılmıştır. Yeşil çay ile ilgili yapılan araştırmaların pek çok çalışmada yeşil çay tüketiminin içerdiği kateşin nedeniyle kilo kontrolünde ve vücut yağını azaltmada önemli rol oyanadığı görülmüştür. Yeşil çay tüketimi kalbin endotel fonksiyonun yükseltilmesinde de etkili olmaktadır. Herhangi bir kronik rahatsızlığımız yok ise ramazanda günde 2 ya da 3 fincan yeşil çay içerek kalbimizi ve bedenimizi mutlu edebiliriz.

İlginizi Çekebilir: İftarda Sofralarınızı Dondurma İle Tatlandırmak İçin 4 Neden

Diğerleri ; Avokado, Ananas, Elma, Armut, Yulaf ezmesi, Yulaf, Peynir,Muz, Ceviz,Brokoli,Bezelye, Çilek, Bal, Balık, Soğan,Fındık, Fıstık,Fasulye, Salatalık, Kuru ve taze erik, Ispanak, Tam tahıllı ekmek…

Ramazan Ayında Ağız Kokusu Nasıl Engellenir

ağız kokusu

Ramazan ayında oruç tutarken açlığın etkisiyle uzun saatler oluşan ağız kokusu nasıl engellenir? Ağız kokusunu geçirmek için neler yapılmalıdır?

İlginizi Çekebilir: Papatya Çayı Faydaları

Ramazan ayında oruç tutarken hem kendimizi hem de yakınımızdakileri etkileyen kötü ağız kokusunun engellemenin püf noktası nelerdir? Oruçlu iken ağıza su ya da herhangi gıda girmediğinden dolayı için ağızdaki bakteriler artar. Temizlenemeyen bakteriler ise ağızda kötü kokuya sebep olur. Diğer bir neden ise uzun saatler aç kalan midedeki enzimler kötü kokuları ortaya çıkarır.

Oruçlu iken ağız kokusunu engellemek için 6 tavsiye;

  1. Sahurda bol bol süt ve yoğurt ve tüketelim.
  2. Dişlerimizi fırçaladıktan sonra diş ipi kullanabiliriz.
  3. Ağız kokusunu engellemeye yönelik maydanoz, nane gibi bitkileri sahurda bol bol tüketelim.
  4. Ağız kokusundan çok rahatsız olduysak eğer yutmadan dikkatli bir şekilde gün içinde ağzımızı su ile çalkalayabiliriz.
  5. İftarda ve sahurda ağır yağlı kızartmalar ve et yemeklerinin ağız kokusuna sebep olabileceğini de unutmayalım.
  6. Dişlerimizi özellikle de sahur yaptıktan sonra mutlaka fırçalamalıyız. Yemek kalıntıları ve bakterilerin kolay üremesine sebep olabilir.

ramazanda ağız kokusu

Ramazan Ayında Ağız Kokusu İçin Doğal Formüller

Oruç tutarken en çok karşılaştığımız nedenlerin başında ağız kokusu gelir. Oruç tutarken ağız kokusunu önlemek için formülleri sizler için listeledik.

Karanfil Suyu

Oruç tutarken ağız kokusu nasıl engellenir? Bunun en kolay yöntemlerinden biri tanesi de ağız kokusu için karanfil kullanmaktır. 2 bardak sıcak suyun içine birkaç adet karanfil atıp, suyu demlemeye bırakalım. İftar ile sahur arasında, her 30 dakika da bir bu su ile gargara yapalım. Karanfilli su ağız içindeki tüm bakterileri öldürecek ve ağız kokusunu engelleyecektir.

Meyve Tüketelim

İftar ile sahur arası bol bol meyve ve sebze yiyelim. Taze sebze ve meyveler yüksek antioksidan içerikleriyle, kokuya sebep olabilen gıda atıklarını temizler ve doğal ağız temizleyicisi görevinde büyük rol oynarlar.

Ağız Kokusuna Karbonat

1 tatlı kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğu ve 1 tatlı kaşığı tuz ve içine bir miktar da su katarak oruçsuzken gargara yapalım. Bu formül ağızdaki asit düzeyini azaltacak, kokuya yol açan tüm kötü bakterileri öldürür.

ağız kokusunu giderecek önlemler

Su İçelim

Dehidrasyon yani bedenimizin susuz kalmaması oruçlu iken ağız kokusu sebeplerindendir. Sizlere önerimiz iftardan sahura kadar olan süreçte her yarım saatte bir su içmek olacaktır. Su ağız kokusunu önlemekle kalmaz, vücudumuzdaki bütün toksinlerden arındırıp, sağlığımızı korumamıza yardımcı olur.

Misvak

Oruçlu iken misvak kullanmak da ramazanda ağız kokusunu önlemek için en önemli etkenlerden bir tanesidir. İftar ve sahurda ağızdaki kokuyu engellemek için yapabileceğimiz diğer şeyler şöyledir;

  • Maydanoz yiyelim, maydanoz ağız kokusu ile savaşacaktır.
  • Limonlu su içmekte ağzınızdaki kokuyu giderecektir.
  • Elma da hakeza ağız kokusunu gideren meyveler arasındadır.
  • Yoğurt yiyelim, hem kalsiyum ihtiyacımızı giderir hem de ağızdaki tüm kötü bakterileri yok eder.

Hayırlı Ramazanlar..

Sağlıklı ve Uzun Saçlar İçin Gerekli Vitaminler

sağlıklı saçlar

Dengeli  ve yeterli bir beslenme programıyla oluşan ışıltılı ve dolgun saçlar kendinizi daha sağlıklı hissetmenizi sağlar. Beslenme eksiklikleri saçların kırılmasına, saç kuruluğuna ve saç kaybına sebep olabilmektedir.

İlginizi Çekebilir: Havuç Maskesi İle Nasıl Hızlı Saç Uzatılır

Bazı besinler saçlarınızı sadece sağlıklı ve güçlü hale getirmez, saçlarınızı korumanızı, sağlıklı kalmasını, parlak görünmesini ve kısa zamanda uzamasını sağlar.

Sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve egzersizin birleşmesi sonucu maksimum seviyede saç uzaması gerçekleşir, daha gür ve güzel saçlar oluşur.

Sağlık Uzayan Saçlar İçin Gerekli Vitaminler

PROTEİN

Eğer düzenli  bir şekilde spor yapıyorsanız kas yapımında proteinin önemini biliyorsunuz demektir. Peki protein saç sağlığını nasıl etkilemektedir?

Saç tellerinin kopması ya da kırılması saçlarınızın zayıflamasına neden olur. Proteinin saç diplerini güçlendirme de etkisi vardır.  Uzunca bir süre yeterli miktarda protein alınmaması saç dökülmelerine sebep olabilir.

Proteinden zengin besinler: 

  • Tofu
  • Yumurta
  • Et-tavuk-balık
  • Kurubaklagiller
  • Süt ve süt ürünleri

ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ

Vücudumuz düzenli çalışması için yağa ihtiyaç duymaktadır. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri, vücut fonksiyonlarının sürdürülmesini ve sağlığın korumasını sağlamaktadır. Kırılgan ve kuru saçların dokusunu geliştirmeye yardımcı olur.

Esansiyel yağ asitlerinden zengin besinler: 

  • Kuruyemiş
  • Baklagiller
  • Yağlı tohumlar
  • Kabak çekirdeği
  • Keten tohumu yağı

Karotene-beta, sağlıklı saçlar ve saç hücrelerinin büyümesi için oldukça önemlidir.

A VİTAMİNİ

Bağışıklık sistemini güçlendirerek cilt sorunlarını engeller.

A Vitamin kaynakları:

  • Kayısı
  • Brokoli
  • Tatlı Patates
  • Yeşil ve sarı sebze meyve

E VİTAMİNİ

Dolaşım sistemi sağlığımız için gerekli olduğu gibi aynı zamanda da saç sağlığı ve büyümesinde de oldukça önemlidir. E vitamini, oksijen alımını arttırarak dolaşım sağlığını iyileştirir.

E vitamini kaynakları:

  • Bakliyat
  • Avokado
  • Kuruyemiş
  • Tüm tahıllar
  • Pirinç kepeği
  • Koyu yeşil sebzeler

K VİTAMİNİ

Az bilinen bir vitamin türü olmasına rağmen, K vitamini de saç sağlığı için oldukça önemlidir; ancak sadece bunun için beslenme programına eklenmemelidir. Çeşitli gıdalarda bulunabilir.

  • Süt
  • Çavdar
  • Kuru incir
  • Kuşkonmaz
  • Bruksel lahanası
  • Yeşil yapraklı sebzeler

B VİTAMİNİ

Saç derisi köklerinin beslenmesinde ve saçların uzamasında etkilidir. Biotin eksikliği saç derisini ve sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Biotin içeriği yüksek gıdalar şunlardır:

  • Yulaf
  • Ceviz
  • Bezelye
  • Mercimek
  • Kahverengi Pirinç

C VİTAMİNİ

Halk arasında en iyi vitamin olarak bilinen C vitamini sadece saçların sağlığında rol oynamaz,  aynı zamanda da saçların daha parlak görünmesini sağlar.  C vitamini saç tellerini kökten uca güçlendirmektedir.

Bir antioksidan olan C vitamini doku ve hücre onarımını sağlar aynı zamanda bağışıklık sisteminin korunmasına yardımcı olur.

  • Karpuz
  • Salatalık
  • Domates
  • Narenciye
  • Kırmızı biber
  • Bruksel lahanası

ÇİNKO

Saç dokusu da dahil olmak üzere tüm vucut dokularınının onarımını sağlar. Aynı zamanda çinko bağışıklık sistemini de uyarır. Yetersiz olduğunda saç dökülmesi ve saç uzamasında yavaşlamaya neden olabilir.

  • Tahıllar
  • Mantar
  • Ispanak
  • Baklagiller
  • Kabak ve ayçiçeği tohumları

SU

Genel olarak güçlü, parlak ve güzel saçlar için yeterince su içilmesi gerekir. Su sadece nemlendirmez, aynı zamanda vücudu da temizler, ipeksi ve parlak saçlara kavuşmanızı sağlar. Deri temizliği saç dökülmesini önlemektedir. Günde en az 2.0 LT su tüketilmelidir.

DEMİR

Demir saç dokusuna oksijen taşınmasına yardımcı olmaktadır. Dokulardaki oksijen eksikliğini kapatmak için demir gereklidir. Saç sağlığını korumak için beslenme programımıza demirden çokca zengin gıdalar eklemeliyiz.

  • Tahıllar
  • Demir takviyeler
  • Koyu yeşil sebzeler

Sağlıklı ve Mutlu Saçlar.. 🙂 🙂 🙂

Sumak Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?

sumak

Bilimsel ismi “Rhus” olarak bilinen bu bitki, ince gövdesi ve çalıya benzer görünümüyle ülkemizin birçok bölgesinde yetişmektedir. Ortalama 150 farklı çeşidi yer almaktadır ve bazı çeşitlerinin zehirli olduğu bilinir. Bu yüzden doğada yer alan sumakları tüketmek faydalı olmayabilir.

Sumak Nedir?

Sumak ağaçlarının boyu ortalama 3 m’yi bulmaktadır. Antep fıstığıgiller ailesine ait olan bu ağacın yaprakları, sonbahar mevsiminde kırmızı renge bürünür. Boyunun standart ağaçlara göre fazla büyük olmamasından dolayı, bodur ağaç veya çalı türü ağaç olarak belirtilebilir.

İlginizi Çekebilir: Elma Sirkesi Zayıflatır mı

Normal şartlarda yaprakları yeşil ve çiçek kısmı koyu kırmızıdır. Çiçek kısmının dalı sert olduğundan, dikey olarak salkım şeklinde oluşur. Sarkan dalları ise; yere yakın salkımların aşağıya doğru bakmasına sebep olur. Çiçekleri kurutulup baharat olarak kullanılır. Birçok aktardan, baharatçıdan ve marketten kolayca temin edilebilir.

Ekşimsi bir tada sahip olmasından ötürü, limon yerine yemek ve salatalarda kullanılabilir. Türkiye coğrafyasında sık olarak “derici” ve “boyacı” sumağı olarak tanınan 2 türü yetiştirilir. Ülkemizde başta Akdeniz olmak üzere, Marmara ve Ege bölgelerinde yetiştirilmektedir. Bir sumak ağacı, görüntüsü itibariyle çok kolay bir şekilde diğer ağaçlardan tanınabilir. İlk olarak Arap Yarımadasında yetiştirildiği bilinmektedir. Ayrıca dünyada bazı Güney Avrupa ülkelerinde ve Hindistan’da yetişmektedir. İklimin sert geçtiği bölgelerde sumak yetiştirilmeye çok uygun değildir.

sumak ağacı

Sumak Nasıl Kullanılır?

Genelde salatalarda baharat olarak kullanılmaktadır. Tadının ekşi olmasından dolayı kullanıldığı bir salatada ya da yemekte sumak olduğu kolay bir şekilde anlaşılmaktadır.

Sumak baharat harici çay olarakta tercih edilmektedir. Diğer bitki çaylarından farklı olarak sumak çayı öncelikle soğuk suya eklenerek karıştırılır.

0,5 lt su için 1 çorba kaşığı sumak yeterli olmaktadır. Güzelce karıştırdıktan sonra bu karışım orta ateşte kaynatılmaya bırakılır. Kaynatılan sumak çayı, süzülerek servise sunulur, soğuk veya sıcak olarak içilebilir. Bir baharat olmasından dolayı çok fazla tüketilmemeye dikkat edilmelidir, aksi takdirde midede bir takım problemlere sebep olabilir. Sumak çayı ayrıca grip ve soğuk algınlığına bağlı olarak, boğazda yanma, tahriş olma gibi durumlarda kekik ile karıştırılarak tüketilebilir.

İlginizi Çekebilir: Göbek Yağlarını Eriten Kür

Bir diğer kullanma yöntemi ise diş sorunlarına karşı gargara yapılarak kullanılabilmektedir. Bilhassa da diş eti kanamalarında çok etkili olmaktadır. Bir miktar suya sumak dökülerek karıştırdıktan sonra suyun renginin hafifce eflatun rengine dönmesini bekleyin, sonrasında gargara yapabilirsiniz.

Sumağın Faydaları Nelerdir?

  • Kanı durdurabilme özelliği vardır.
  • Kanser hastalıklarına çok faydalıdır.
  • Ağız ve diş eti hastalıklarına karşı iyi gelir.
  • Birçok baharat gibi iştah açıcı özelliği vardır.
  • Sindirim sistemine olan olumlu etkisi ile hazımsızlığa iyi gelmektedir.
  • Boşaltım sistemi üzerinde de olumlu etkiler gösterir, ishale iyi gelmektedir.
  • Kan şekerini dengelediği için diyabet gibi rahatsızlıkların tedavisinde önemlidir.
  • Yemek ve salatalarda kullanılır ayrıca birçok hastalığa ve probleme de iyi gelmektedir.

Sumağın Zararları Nelerdir?

Öncelikli olarak her sumak çeşidi tüketilmemelidir, bazı çeşitleri zehirlidir. Tüm baharatlar gibi fazla kullanılması durumunda mide ve bağırsaklarda bir takım problemlere sebep olabilir. Yine fazla tüketim sonucunda kabızlık ve dışkı esnasında yanmalar meydana gelir. Hamileler, emziren anneler ve tansiyon hastaları kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.

Corona Virüsü Nedir ve Nasıl Bulaşır? Tedavisi Nedir?

Corona Virüsü Nedir

2020 yılı başlarında Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyada korku ve paniğe neden olan kovid-19 yeni tip korona virüsü ile ilgili merak edilen birçok husus vardır. Bunlardan bazıları corona virüsü nasıl bulaşır? Corona virüsü tedavisi nedir? gibi sorulardır. Bunların cevabına birlikte bakalım.

Corona Virüsü Nedir?

Corona virüsü üst solunum yollarında enfeksiyona yol açan viral etkenlerden yalnızca bir tanesidir. Bu enfeksiyonun pek çok bakımdan mevsimsel gripten ayırt edilmesi mümkün değildir. Daha sık olarak hayvanlarda ortaya çıkan bu hastalık nadiren de olsa hayvanlardan insanlara, insanlardan da diğer insanlara geçiş gösterir. Çin’de bulunan bir deniz ürünleri pazarında yılanlardan insanlara geçiş yaptığı düşünülmektedir ancak bunun herhangi bir kesinliği yoktur.

Corona Virüsü Nasıl Bulaşır?

Korona virüsünün şu ana kadar damlacık yolu ile bulaştığı bildirilmiştir.

Mevsimsel grip gibi yakın temas, öksürük, aksırık ve tokalaşma gibi birçok farklı yolla bu virüs insanlar arasında yayılım göstermektedir.

Ağız ya da burun yolu ile bulaşan virüs, alt solunum yollarına ve ardından tüm vücuda yayılabilmektedir. Öyle ki ölümlerin büyük çoğunluğu alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı gerçekleşmektedir.

Corona Virüsünün Belirtileri Nelerdir?

  • İştahsızlık ve kilo kaybı,
  • Ateş,
  • Yorgunluk ve durgunluk,
  • Karın bölgesinde şişme,
  • Görme problemleri, göz sulanması ve gözde renk değişimi,
  • Solunum sorunları ve nezle,
  • Denge sorunları

Corona virüsünün belirtileri arasındadır.

Corona Virüsünün Tedavisi Nasıldır?

Herhangi bir tedavisi ya da ilacı bulunmayan bu virüse karşı antibiyotikler de etkili değildir. İstirahat, dengeli beslenmek ve evde kalarak hastalığın yayılmasını engellemek ve etkisini en aza indirmek için gereklidir.

Corona Virüsünden Nasıl Korunabilirim?

Corona virüsünden korunmanın şartları arasında;

  • maske takmak,
  • elleri sık ve bol su ile yıkamak,
  • öksürük ve hapşırık durumunda mendil kullanımı,
  • yabancı yüzeylerle temas sonrası ellerin hiçbir şekilde yüze, burna, ağza ve gözlere temas ettirilmemesi

gibi şartlar vardır. Bunların dışında hasta kişiler ve kapalı mekanlardan da uzak durulması gerekmektedir.  Buna dikkat etmek hem bu virüsten hem de solunum yolu ile bulaşan diğer virüslerden korunmak için gereklidir.

Yeni tip corona virüs(covid-19), günümüze kadar büyük çoğunluğu Asya’da olmak üzere 10’dan fazla ülke ve bölgede görülmüştür. Bu vakalar Çin Halk Cumhuriyetinde bulunmuş olan kişilerdir ve son 2 hafta içerisinde Çin Halk Cumhuriyetine seyahat eden ve ateş, nefes darlığı veya grip semptomu olan kişilerin uzman bir doktora görünmesi gerekmektedir.

Rezene Çayı Zayıflatır mı

rezene çayı

Rezene, Akdeniz bölgesinde sarı çiçekli olan boyu yetiştiği konuma göre, iki metreye kadar uzayabilen maydanozgiller ailesinden gövdesi dik silindir biçimli hoş kokulu özelliğinden dolayı kimi içecek ve yemeklerde anason gibi koku ve tat verici olarak kullanılan bir bitki türüdür.

İlginizi Çekebilir: Hızlı Yağ Yakmak ve 10 Yolu

Ülkemizde hemen hemen her bölgesinde yetişen aynı zamanda tüm dünya ülkelerinde yetişebilen türlerin en kalitelisi diyebileceğimiz türleri mevcuttur. Yılın her mevsiminde yetişebilir olması sebebiyle bol miktarda temini her zaman mümkündür. Yukarıda belirttiğimiz gibi Türkiye iklim şartları ve coğrafi yapısından dolayı dünyanın en iyi türlerinin yetiştiği bir ülkedir. Birçok şeye faydasının olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle de tıp alanında ilaç sektöründe kullanımı oldukça fazladır.

Rezene, çay olarak tüketildiğinde bir zayıflama etkisi de gösterir. Öncelikle toksinlerin vücuttan atılması konusunda oldukça önemli bir rol oynar.

Rezene Çayı Fazla Suyu ve Gazı Atıyor

Vücutta yer alan fazla suyun atılmasının yanı sıra mide gazının atılmasında bağırsak gazının çıkarılmasında oldukça etkilidir. Anne sütünü de arttırdığı bilinir. Çokca tüketildiği zaman kusturucu etkisi olur ve bu etki rezenenin zayıflama konusuna tetikleyici bir göstergesidir. Vücutdaki fazla suyun atılması aynı zamanda fazla kiloların eritilmesi sonucuna olumlu katkı sağlamaktadır.

rezene

Rezene’yi Çay Olarak Tüketme

Rezene, çay olarak içildiğinde tok tutma ve bulantıyı giderme özellikleri sebebi yine rezene çayının zayıflama hakkında etkin bir madde olmasıyla ilgilidir. Rezene çayı bağırsaklar ve midede yaptığı temizlik işleviyle yine zayıflama da çok etkili bir işleve sahiptir. Birçok insan rezene çayı zayıflatır mı sorusunun cevabını merak etmektedir.

Rezene Çayı Neye İyi Gelir?

Rezene çayı, birçok hastalığa iyi gelir bunların başında, mide ağrıları, mide krampı, yüksek ateş, hazımsızlık, sindirim kolaylığı ve bebeklerin kolik tedavisinde kullanılabilen rezene çayı birçok hastalığa iyi gelmektedir.

Rezene içerdiği yüksek mineral açısından çok zengin olması sebebiyle, baharatlarla beraber demlenen çay gribe, öksürüğe, soğuk algınlığına ve halsizliğe karşı güçlü bir koruma sağlar.

Rezene Çayının Faydaları

Rezene çayının faydaları saymakla bitmez. Alternatif tıpta rezenenin faydaları ise şöyle;

Damar sertliği, hazımsızlık, akciğer hastalıkları ve öksürük gibi rahatsızlıklara karşı çok etkisi vardır. Ayrıca rezene çayı gaz çıkartıcı özelliğiyle de gaz sancısına da iyi gelmektedir. Rezene çayı anne sütü artırma, göz, kansızlık, idrar söktürücü gibi daha birçok şeylere faydası vardır.

Rezene Çayı Kilo Verdirir mi?

  • Toksin atıcı etkisi sebebiyle fazla kiloların vücutta barınmasına engel olacaktır.
  • Zayıflamak için yapılan diyetlerdeki zayıflama menülerine dahil olan rezene iştah olayını oldukça sınırlayıcı bir etkiye sahiptir.
  • Zayıflama kürleri için diğer içecek türlerinin yerine tercih edildiği zaman mideyi temizleme etkisiyle olumlu sonuç almaya sebep olur.
  • Vücudumuzda kilo yapan birçok besin maddesinin tüketimine eksi yönde etkilemesi zayıflamak için yapılan diyetlerde olmazsa olmaz etkin bir bitki türüdür.
İlginizi Çekebilir: İsveç Diyeti Nasıl Yapılır

Ülkemizde bolca yetişen ve dünyanın en kaliteli bitkisi olan rezene oldukça kolay kullanımı ile gerek çay, gerekse yemeklerde tüketilerek fazla kilolarımızdan kurtulmamız için başvurulabilecek bir bitkidir. Rezene pahalı zayıflama kürleri  ve diyetleri yerine çok bir çaba sarf etmeden kolayca başvurulabilecek bir bitkidir.

Papatya Çayı Faydaları

papatya çayı

Papatya çayı sağlık açısından birçok faydaları yer almaktadır. Papatya belki de insanlık tarihinin bilinen en eski ve en etkili şifalı bitkisidir. Papatya çayı faydaları arasında aklımıza bile gelmeyecek birçok hastalığın tedavisi vardır. Papatya çayının faydalarını anlatmadan önce biraz papatyanın kendisinden bahsedelim. Papatya beyaz taç yaprakları bulunan hoş kokulu bir şifalı bitkidir. Papatya çiçeğinin bilinen anavatanı ülkemizdir.

İlginizi Çekebilir: Zencefil Zayıflatır mı

İçinde özellikle de bitkinin yağında bol miktarda antioksidan yer almaktadır. Bundan dolayı sağlık açısından oldukça faydalı bir bitki türüdür. Bilinenlere göre pek bir yan etkisi olmayan papatya çiçeği yağı ve papatya çayı binlerce yıldır kullanılmaktadır.

Papatyanın Bilinen Faydaları

Papatya’nın antienflamatuar özelliği cildi sıkılaştırıcı bir etkiye sahiptir. Bunların en başında soğuk algınlığı, bronşit ve üst solunum yolu hastalıklarının tedavisinde oldukça etkilidir. Bitkisel ilaç olarak kullanılabildiği gibi papatya çayı şeklinde de tüketilmektedir. Papatyanın kurutulmuş hali sindirim sistemini uyarıcı bir etkiye sahiptir. Bu yönüyle de iştah açıcı olarak da içilebilir. Gastrit, karaciğer, safra kesesi ve ishal gibi sindirim şikayetlerinde oldukça önemli bir etkiye sahiptir.

papatya çayının faydaları

Papatya Çayının Faydaları Nelerdir

Papatya çayının bilinen faydalarından birkaçını yazımızda sizler için paylaşıyoruz.

Adet Sancılarını Azaltır: Yapılan birçok araştırma sonucu papatya çayının adet kramplarını azalttığı görülmüştür. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre kadınlar bir ay boyunca papatya çayı tüketmişler ve araştırma sonucunda papatya çayının kadınların adet kramplarında gözle görülür bir azalmaya neden olduğuna saptanmıştır. Ayrıca yapılan araştırmaya katılan kadınlarda adet dönemi kramplarına eşlik eden endişe ve sıkıntı boyutlarında da azalma olduğu görülmüştür.

Diyabet Hastalığına İyi Gelir: Papatya çayının diyabet hastalığı olanlarda kan şekerini düşürdüğü izlenmiştir. Fakat buradan kesinlikle papatya çayının diyabet ilaçları yerine geçebileceği anlaşılmasın. Mevcut tedaviye destek niteliğindedir.

Kemik Erimesini Yavaşlatır: Kemik erimesi tıp dilinde osteoporoz bu hastalığa yakalananlarda kemik kırılmaları ve şekil bozuklukları yaşanmaktadır. 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre papatya çayının içinde bulunan anti-östrojenik etkilere sahip olduğu ve kemik yoğunluğunu artırdığı izlenmiştir.

Kanser Önleyici Etkisi: Papatya çayın bazı kanser türlerine hedef aldığı ve onlarla mücadele ettiği bazı bilim adamları tarafından gündeme getirilmiştir. Fakat papatya çayının faydaları arasında sayılan kanser önleyici etkisi üzerine yapılan çalışmalar halen devam etmektedir.

Uyku Düzensizliğini Giderir: Şifalı bitki çayları arasında oldukça önemli bir yere sahip olan papatya uyku düzensizliği yaşayanlar içinde oldukça etkilidir. Yine yapılan araştırmalara göre papatya çayı tüketen uyku sorunu yaşayan kişilerin %90’ının çok daha çabuk uykuya daldığı görülmüştür. Bu özelliği sayesinde papatya çayının kaygıyı azaltıp uykuyu tetikleyen reçeteli ilaçlar olan Benzodiazepinlerin yerini alabilecek gibi duruyor.

Sindirim Sistemine Olan Faydaları: Alternatif tıpta sindirim sorunu, mide bulantısı ve gaz problemleri gibi birçok sorunun çözümünde yıllardan beri papatya çayı kullanılmaktadır. Yine bazı çalışmalarda ishali önlediği ve sindirimi kolaylaştırdığı tespit edilmiştir. Bir diğer faydası ise mide asiditesini azaltarak ülsere neden olan bakterilerin çoğalmasını engellediği görülmüştür.

Karaciğeri Korur: Karaciğerin korunmasını sağlayan herniarin maddesi papatyanın etkin maddelerinden biridir. Papatya çayının tüketilmesi hem metabolizmanın sağlıklı çalışmasını hem de hem de karaciğerin arındırılmasını sağlar.

papatya

Papatya Çayının Diğer Faydaları

  • Ağız iltihaplarını iyileştirir.
  • Bel ve sırt ve ağrılarını hafifletir.
  • Bağırsakları çalıştırıp hareketlendirir.
  • Romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.
  • Bağışıklık sistemini ve boğaz ağrısını alır güçlendirir.
  • Sinüzite iyi geldiği bilinen faydaları arasında yer alır.
  • Gastrit ve ülseratif kolit tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Sabah bulantılarını ve alerji belirtilerini azalttığı görülmüştür.
  • Papatya çayını diş etlerine sürüldüğünde, diş etlerini rahatlattığı tespit edilmiştir.

Bütün bu özellikler papatya çayının faydaları arasında bilinenleri olup, belki de bilinmeyen daha birçok yararı yer almaktadır.

Papatya Çayı Nasıl Yapılır?

Bütün anneler başta olmak üzere hemen hemen herkesin evinde mutlaka papatya bitkisi bulunmalıdır.

İlginizi Çekebilir: Kahve İçmenin Faydaları

Gelelim papatya çayını hazırlamaya;

2-3 yemek kaşığı kurutulmuş papatyanın üzerine yarım litre kadar kaynamış su ekleyelim. Bu şekilde 5-6 dakika kadar demlenmesini bekleyelim. Sonra demlenen papatyayı süzerek çayımızı içebiliriz. Arzunuza göre içerisine limon veya balda ekleyebiliriz.

Zencefil Zayıflatır mı

zencefil

Yıllardır keskin tadı ve faydası sebebiyle birçok yiyecek çeşidini hazırlamak için kullanılan zencefil, patatese benzer bir görüntüye sahip ve daha çok limonla tüketilen bir sebzedir.

İlginizi Çekebilir: Biberiye Çayı Zayıflatır mı

Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bazen zencefil ile limonlu su içtiği için zencefilin kilo verdirici bir etkisi olduğunu düşünmektedirler. Peki zencefil gerçekten zayıflatıyor mu yoksa bu konuda bir şehir efsanesi mi var? Şöyle ki işin özü zencefil sindirimi kolaylaştırır ve bu etkisi de kilo vermeye yardımcı olmaktadır.

Yemeklerden önce tüketilen zencefil ile limonlu su, fazla yemek yemeyi engeller. Çünkü mide dolmuş olduğundan daha fazla yemek yemeye yer kalmaz. Bu da az yiyerek tok hissetmemize sebep olur.

Zencefil Nasıl Kilo Verdirir?

Zencefil ya da başka bir yiyecek türü tek başlarına mucize yaratarak kilo vermeyi sağlamaz. Fazla kilolardan kurtulmak için gerekli olan en önemli şey sağlıklı beslenerek egzersizler yapmaktır.

Hiç hareket etmeden ve abur cubur yemeye devam ettiğimiz sürece bir gram dahi veremeyiz. Kilo verdirici etkisi oldukça düşük olan zencefil, aromatik tadıyla da iştahımızı azaltır. Bu da çok yemek yememizi engeller.

Grip ve soğuk algınlığından korunmak için en doğal yöntem olan bitki türü özellikle kış aylarında boğaz ağrılarına oldukça iyi gelmektedir. Bunun için 3 su bardağı kadar sıcak suya bir dilim limon ve küçük bir parça zencefil atarak, tüketebilirsiniz.

Zencefilli Limon Suyu Kimler İçindir?

Zencefilli limon suyu, her bireyin tüketebileceği içecektir. Özellikle yaz aylarında limonata yaparken içine bir buçuk tarçın ve birazda zencefil atarak ferahlatıcı bir içecek haline getirebilirsiniz. Ayrıca taze nane ekleyerek yaz aylarının en favori içeceği haline bile gelebilir. Sağlıklı beslenmek isteyenler için oldukça ideal olan bu karışım, tatlı arzusunun da önüne geçer. Çünkü çubuk tarçın tatlı hissi vererek, tatlı ihtiyacını ortadan kaldırır.

Zencefil Neye İyi Gelir?

Her derde deva olan şifalı bitkiler arasında yer alır. İştah acıcı özelliği vardır ve bunun yanı sıra sakinleştirici, yatıştırıcı ve mide’de oluşan gazın atılmasına yardımcı olur. Vücudun terlemesini sağlayarak zararlı toksinlerin atılmasına destek olur.

Grip, soğuk algınlığı, üşütme ve balgamın atılmasına iyi gelmekte ve aynı zaman da mide bulantılarını da gidermede destek olan şifalı bitkidir. Vücudun direncini artırarak beden ve zihinsel olarak kendimizi daha rahat hissettir. Ayrıca damar tıkanıklığının da önüne geçer ve damarların genişlemesiyle romatizma ağrılarının azalmasına neden olur.

zencefil çayı

Zencefilin Faydaları

Zencefilin birçok faydası vardır. Özellikle de kadınlarda tümörlere ve yumurtalık kanserine önleyici özelliği bulunan zencefilin yararları aşağıda yer almaktadır;

  • İltihapları önler,
  • Ağız sağlığı için yararlıdır,
  • Detoks için uygun bir çözümdür,
  • Kolon kanserine karşı koruyucudur,
  • Karaciğeri temizler ve toksinleri atar,
  • Mide bulantısını en iyi şekilde giderir,
  • Diyabet hastalarının kan şekerini dengelemesine yardımcı olur.

Zencefil Çayı

Zencefil çayı, hazımsızlığı kolaylaştırma da ideal bir bitki türüdür. Öksürük, balgam, grip ve soğuk algınlığına oldukça faydalı ve iyileştirici bir özelliği sahiptir.

İlginizi Çekebilir: Kahve İçmenin Faydaları

Sıcak suyun içine 1 leblebi büyüklüğünde zencefili bırakın ve ortalama 5 – 10 dakika kadar demlenmesi bekleyin. Demlenen çaya birazda bal ekleyerek tatlandırın ve birazcık da limon sıkarak tüketebilirsiniz.

 

Kahve İçmenin Faydaları

kahvenin faydaları

Kültürümüzde 5 asırlık bir geçmişe sahip olan; içimiyle mutluluk, kokusuyla huzur veren kahve bakın nelere iyi geliyor.

İlginizi Çekebilir: Kilo Almaya Sebep Olan 5 Alışkanlık

Geceleri uyanık kalmak, sabah ayılmak, dinlenmek, stresten uzaklaşmak gibi birçok sebeple kahve tüketimi gerçekleşiyor. Günlük yaşantımızda sohbetlerin vazgeçilmesi ve beslenme düzenimizde önemli bir yeri olan kahvenin sağlık açısından da büyük faydaları yer alıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu kahve içmenin faydaları ile ilgili bilgi verdi.

Her gün kahve içmek için 10 neden:

1- Zindelik hissi verir

Kahvenin içindeki etkin kafein, zihnin uyanık kalmasını sağlayarak konsantrasyonu da arttırmaktadır. Zihnin daha uyanık ve daha dirençli olmasına yardımcı olur. Ayrıca her sabah tüketilen bir fincan kahve güne daha enerjik ve daha zinde başlamamızı sağlar.

2- İnsülin direncini kırar

Kahvenin insülin direncine kırıcı etkisinin olduğu bilinmektedir. Bu etkinin azalması ile birlikte kişide tatlı ihtiyacı baskılanır. Sürekli tatlı ihtiyacı duyan kişilerin bu isteklerini bastırmada kahve içmeleri önerilmektedir.

3- Çarpıntıya neden olmaz

Bilinenin aksine kahve çarpıntı yapmaz. Fakat tüketim miktarını abartmadan kontrol altında tutulmalıdır. Vücuda alınan fazla miktar kafein çarpıntı şikayetine sebep olabilir.

4- Alzheimer gelişimini engeller

Kahvenin içinde bulunan kafein maddesi, Alzheimer oluşumunda rol oynayan beta amiloid birikimini önemli bir ölçüde azalttığı ve alzheimer oluşmasının önlendiği tahmin edilmektedir.

5- Cilt temizliğinde kullanılmakta

Kahve, granül yapılı olması nedeniyle son zamanlarda cilt temizliğinde peeling olarak büyük ilgi görmektedir.

kahve

6- Depresyona girme oranını düşürür

Amerika’dan yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda günde 3-4 bardak kahvenin içilmesi depresyonla mücadelede büyük bir katkı sağladığını ortaya çıkmıştır. Kahvenin düzenli olarak bir şekilde tüketilmesi depresyona girme riskini % 50 oranında azaltabilmektedir.

7- Sütle beraber içildiğinde tok tutuyor

Süt ile kahve birlikte tüketildiğinde, vücuda dengeli karbonhidrat, protein ve yağla alındığından dolayı kişiyi uzun bir süre tok tutmaktadır. Verdiği tokluk hissi sayesinde de diyet yapanlarda oldukça faydalıdır.

8- Kalp sağlığına faydalı olduğu söyleniyor

Kahvenin kalp sağlığı ile ilgili araştırmalar devam ediyor fakat son bilimsel sonuçlara kafeinli ürünlerle ritim bozuklukları arasında bir ilişkinin olmadığı ortaya çıktı. Ayrıca diğer bir araştırma sonucuna göre de günde 1-2  fincan kahvenin kalp rahatsızlığına yol açan damar tıkanıklığının önüne geçtiği  belirtiliyor.

9- Yağ yakımını hızlandırmaya yardımcı olur

Kahvede bulunan kafein, vücudun yağ yakması için sinir sistemine sinyaller göndermekte ve aynı şekilde kandaki adrenalin düzeyini arttırmaktadır. Bu durum yoğun bir fiziksel etkinlik öncesinde bünyeyi hazır hale getirmek için oldukça faydalıdır. Bu özelliği sayesinde, sporcular antrenmanlarına başlamadan önce kahve içmeye özen göstermektedirler.

İlginizi Çekebilir: Türk Kahvesi Zayıflatır Mı

10- Kadınlarda kalp krizini riskini azaltmakta

Birçok bilimsel araştırma verilerine göre kahve içen, özellikle de kadınların kalp rahatsızlıklarına yakalanma riski tüketmeyenlere göre % 20 daha az olduğu görülmüştür.